Bu Blogda Ara

28 Aralık 2014 Pazar

KAZ DAĞLARI

Dikkat oksijen çarpabilir...



         Darıdere Tabiat Parkı ve Oteli, Balıkesir İli, Edremit İlçesi, Altınoluk Beldesi sınırları içinde yer almakta. Altınoluk merkezinden Çanakkale yönünde yola çıkıp 7 km. sonra Narlı Köyü’ne giriş yaptıktan sonra 13 km daha yolunuz kalmış demektir.

         Ama bu 13 km lik yol öyle bitmesini isteyeceğiniz yollardan değildir. Doğa bütün güzelliği ve ihtişamıyla kucaklamaktadır misafirlerini.
          Zaman zaman küçük küçük dereler kesmektedir yolunuzu. Dağlarda otlayan keçiler, kuşlar ve böceklerin çıkardığı huzur verici ses Dünyanın en iyi oksijenine sahip 2. yer olarak seçilen kaz dağlarında karşılar sizi. Bu 13 km lik yol telefonunuzla vedalaşmanız için de son fırsattır aslında. Zira kamp alanına ulaştığınızda telefonunuzun sadece belirli birkaç noktada çok az çektiğini göreceksiniz.
          Darıdere kamp alanı belirli mekanlara bölünmüş olarak hizmet veriyor.Bu mekanlar, restoran, otel, çadır ve karavan, çocuk bahçesi, meyve ve sebze bahçeleri, futbol, basketbol, voleybol sahası bölgeleri. Alan oldukça büyük bir alan. Alanda aydınlatma ve özel kullanım için elektrik mevcut.
         



         Çadır ve Karavan alanı oldukça büyük. Bu bölgede ortak kullanım için, tuvaletler, duşlar, mutfak (buzolabı, set üstü ocak), çamaşırhanenin bulunduğu bir yapı mevcut. Buradaki tek kusur bu alanın çevresine dikilen ağaçların henüz yeterince büyümemiş olması. Bu da çadırlarınızı gündüzleri güneş altında bırakıyor. İsterseniz kendi çadırınızda, isterseniz de kamp alanına ait çadırlarda kalabilirsiniz. Aynı şey karavan içinde geçerli. Kalınabilecek 2 karavan mevcut.
         Çadır alanının 150 mt aşağısından dere geçiyor ve burada bir gölet oluşmuş durumda. Bu gölette yüzmek gerçekten çok güzel. Bütün gününüzü burada geçirebilirsiniz. Travertenleri, şelaleleri eşsiz doğasıyla yılın 4 mevsimi doğayla baş başa kalabileceğiniz ender mekanlardan birisidir kaz dağları.
         Doğa yürüyüşler, Atv ve bisiklet turları da yapabilme imkanı sunuyor alanda bulunan işletme.  
         Kendinize bir iyilik yapın ve ilk fırsatta kaz dağlarını ziyaret edin...





Dikkat edilmesi gerekenler

Akşamları sivrisinek oluyor
Cep telefonu çekmiyor
Çadırda kalacaklar için gece biraz soğuk oluyor

31 Mayıs 2013 Cuma


Allı turnalarla  Tuz gölünde güneşi batırmak












27 Mayıs 2013 Pazartesi



Tamda şarkıda dediği gibi "Rüya gibi uçan yıllar biraz durun durun biraz"






"Güzel bir kumral uğruna küstüm esmer beyazlara"

Aşk güzel bir kumrala vurulmak mı?
Yoksa güzel bir kumral uğruna esmer ve beyazlara küsmek mi?
Hasreti içinde barındıran aşkın yolu vuslattan geçer mi?


10 Kasım 2010 Çarşamba

Biliyorum sana giden yollar kapalı Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni

Cemal Süreya - Sana Giden Yollar Kapalı

--------------------------------------------------------------------------------

Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni

Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi

Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini

Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım
Ben artık adam olmam bu derde düşeli

Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki

Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği

Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki

Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini

Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri

Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
Bu böyle pek de kolay değil gerçi…

Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki

Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki

İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:

Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri

Cemal Süreya

6 Kasım 2010 Cumartesi

Hoşça- kal

Ayak parmakları kadar çelimsiz tebessümler. Beceremiyorum. Çığlıkların gölgesinde serinliyor bedenim. Sessizliğin hararetine inat…

Bırak ki yaşaya bilemeyeyim. “Sus” de ki karanlık bir savurganlığa kurban gitsin yüreğim; tıpkı ilkokuldan beri hiç tanımadığımız üçüncü tekil şahısın çoğul ağlayışı gibi.

Kaç kez affedebilir dünya beni, onca kez üzerine kuma diye getirdiğim âhiret yüzünden ve yaşam söyle! Kaç dakika durabilir ölüme karşı ringde.

Şarkılar yazıyorum. Hiç kimsenin söylemeye cesaret edemeyeceği şarkılar. Nakaratlarını sadece ölümün seveceği, aşkın ve mutluluğun gücüne gidecek şarkılar.

Bütün dünyayı hatırlamak istercesine haykırıyorum. Her haykırışta daha çok unutuyormuşum meğer. Kayboluşu yutkunuyorum, yere bırakıyorum bütün kontrolünü bedenimin, çamuru bulana dek yüzüm. Ne çok istekliymiş toprak öpmek için yüzümü meğer. Öğreniyorum.

Hiç kimse her zaman kaybetmez. Bir günü vardır mutlaka kaybetmeyi yendiği. Benim yengim ise bu satırlar olsa gerek. Kaybım ise kayboluşum, kaybolmuşum.

Üçüncü sabahına giriyorum sensizliğin. Her bir gecesi üç yüz yıl süren, üç yüz kartal arasında ölüme karşı üç yüz yıl uçmuş güvercin kadar yorgun, yordun.

Şimdilik her cümleyi üç nokta ile bitirenlerin diyarına gidiyorum. Mutluluğu ve sevinci ben dışında herkese pay edip… Adilce.


Hoşça- kal…


Muhammet Yıldız

30 Ekim 2010 Cumartesi

Ben artık Gidiyorum

Sana sımsıkı sarılmak istiyordum... Ah bi görsem, bitirsem içimdeki özlemi bu kadar zor gelmeyecekti senden, sevginden vazgeçmek... nasıl olsa alışkınım ya seni görmemeye, galiba böylede başarabilirim...

Neler yazmak istiyorum sana bilsen, tek yapabildiğim yazmak olduğundan yine yazıyorum işte! Sana daha öncede yazmıştım ama bu kez birdaha yazmamak üzere, seni beynimde, içimde bitirerek yazıyorum, yada bitirmek isteyerek... Ne kadar sürer bilmiyorum ama, ben senden sevginden vazgeçmek istiyorum.

Dünyaları etrafında döndürmek isteyen bir kalbi bilerek isteyemezdim. Kendimden ve senden habersiz "bi tanem" olmuştun sen... Öyle ya; Sen bi taneydin; Eşin benzerin yoktu yeryüzünde. Yoktu senin kadar güzel güleni!

Ne kadar gerçeksen o kadar yalandın... Ve ben her seferinde en baştan başladım... Yeniden bir sondayım ama bu kez yeniden başlayacak gücüm yok... Ben senden vazgeçmek istiyorum(!)

Herkes gibi biri olmanı yada hiçkimse olmanı istiyorum... Sesini duymak için gizli aramalardan vazgeçmek, ismini duyduğumda içimin titreyip, gözlerimin dolmasından kurtulmak istiyorum... Senin benim için herhangi biri olman ne kadar zor bir bilsen... Zaten kolay olan ne vardı ki benim için; Ve ben hep sevgim yüzünden cezalıydım... Hiç sonu olmayan bir yolda seninle yürümek, yeni çıkan filmleri birlikte izlemek, saatlerce sana senin gözlerine bakabilmek isterken ,sen sevgimle utanmamı sağladığın için galiba gerçekten "bi tane"ydin

İşte bu yüzden imkansızlığına hep inandım. Ben yalnız kalıp seni düşünmeyi deli gibi sever olduğumda, sen benim için herşeyim olduğunda ben sein için hiç yoktum... Bu yüzden yalnızlıklarım, ağlamalarım ,özlemlerim canını hiç acıtmadı. Benim tarafımdan sevilmek belki de hayatında önemseyeceğin en son şeydi...

Keşke kendi dünyamda bir zamalar seni sevdiğimden hiç bahsetmeseydim. Sen beni hiç sevmedin!

Ve ben şimdi senin hayatından Gidiyorum!

Ben kaybettim!

Sen kazandın!

18 Ağustos 2009 Salı

Diyebilseydim

Anladım diyemem ki! Suçluyum
Belki ben anlatamadım sana kendimi
Tutuştum, yandım da yokluğunda her gece
Yine gözyaşlarımla söndürdüm kalbimi
Her gün her dakika seni özlerdim
Bitmezdi kederim senin yanında bile
Susardım, gözlerime baktığın zaman
Mermer bir heykelin çaresizliğiyle
Oysa neler düşünürdüm sen yokken
Sana kavuşunca neler söylemek isterdim
Dakikalar bir ışık hızıyla geçerdi
Ayrılık başlayınca ben biterdim
En kötüsü beni koyup gitmendi
O öyle bir yalnızlıktı anlatılmaz
Hep yarım kalmış heyecanlar hazlar içinde
Biterdi bir kış, geçerdi bir yaz
Ve nice yıllar kovalardı birbirini
Gözlerimde gitgide büyürdü mesafeler
Bütün teselliler uzaklarda kalırdı
Bütün çiçekleriyle solardı bahçeler
Ne olurdu saadetlerin en büyüğü
İşte ellerimde al, diyebilseydim
Anlardın, ve hiç gitmezdin, değil mi
Bir gün duyduğum gibi kal diyebilseydim.

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN