Bu Blogda Ara

31 Mayıs 2013 Cuma


Allı turnalarla  Tuz gölünde güneşi batırmak












27 Mayıs 2013 Pazartesi



Tamda şarkıda dediği gibi "Rüya gibi uçan yıllar biraz durun durun biraz"






"Güzel bir kumral uğruna küstüm esmer beyazlara"

Aşk güzel bir kumrala vurulmak mı?
Yoksa güzel bir kumral uğruna esmer ve beyazlara küsmek mi?
Hasreti içinde barındıran aşkın yolu vuslattan geçer mi?


10 Kasım 2010 Çarşamba

Biliyorum sana giden yollar kapalı Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni

Cemal Süreya - Sana Giden Yollar Kapalı

--------------------------------------------------------------------------------

Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni

Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi

Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini

Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım
Ben artık adam olmam bu derde düşeli

Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki

Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği

Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki

Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini

Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri

Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
Bu böyle pek de kolay değil gerçi…

Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki

Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki

İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:

Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri

Cemal Süreya

6 Kasım 2010 Cumartesi

Hoşça- kal

Ayak parmakları kadar çelimsiz tebessümler. Beceremiyorum. Çığlıkların gölgesinde serinliyor bedenim. Sessizliğin hararetine inat…

Bırak ki yaşaya bilemeyeyim. “Sus” de ki karanlık bir savurganlığa kurban gitsin yüreğim; tıpkı ilkokuldan beri hiç tanımadığımız üçüncü tekil şahısın çoğul ağlayışı gibi.

Kaç kez affedebilir dünya beni, onca kez üzerine kuma diye getirdiğim âhiret yüzünden ve yaşam söyle! Kaç dakika durabilir ölüme karşı ringde.

Şarkılar yazıyorum. Hiç kimsenin söylemeye cesaret edemeyeceği şarkılar. Nakaratlarını sadece ölümün seveceği, aşkın ve mutluluğun gücüne gidecek şarkılar.

Bütün dünyayı hatırlamak istercesine haykırıyorum. Her haykırışta daha çok unutuyormuşum meğer. Kayboluşu yutkunuyorum, yere bırakıyorum bütün kontrolünü bedenimin, çamuru bulana dek yüzüm. Ne çok istekliymiş toprak öpmek için yüzümü meğer. Öğreniyorum.

Hiç kimse her zaman kaybetmez. Bir günü vardır mutlaka kaybetmeyi yendiği. Benim yengim ise bu satırlar olsa gerek. Kaybım ise kayboluşum, kaybolmuşum.

Üçüncü sabahına giriyorum sensizliğin. Her bir gecesi üç yüz yıl süren, üç yüz kartal arasında ölüme karşı üç yüz yıl uçmuş güvercin kadar yorgun, yordun.

Şimdilik her cümleyi üç nokta ile bitirenlerin diyarına gidiyorum. Mutluluğu ve sevinci ben dışında herkese pay edip… Adilce.


Hoşça- kal…


Muhammet Yıldız

30 Ekim 2010 Cumartesi

Ben artık Gidiyorum

Sana sımsıkı sarılmak istiyordum... Ah bi görsem, bitirsem içimdeki özlemi bu kadar zor gelmeyecekti senden, sevginden vazgeçmek... nasıl olsa alışkınım ya seni görmemeye, galiba böylede başarabilirim...

Neler yazmak istiyorum sana bilsen, tek yapabildiğim yazmak olduğundan yine yazıyorum işte! Sana daha öncede yazmıştım ama bu kez birdaha yazmamak üzere, seni beynimde, içimde bitirerek yazıyorum, yada bitirmek isteyerek... Ne kadar sürer bilmiyorum ama, ben senden sevginden vazgeçmek istiyorum.

Dünyaları etrafında döndürmek isteyen bir kalbi bilerek isteyemezdim. Kendimden ve senden habersiz "bi tanem" olmuştun sen... Öyle ya; Sen bi taneydin; Eşin benzerin yoktu yeryüzünde. Yoktu senin kadar güzel güleni!

Ne kadar gerçeksen o kadar yalandın... Ve ben her seferinde en baştan başladım... Yeniden bir sondayım ama bu kez yeniden başlayacak gücüm yok... Ben senden vazgeçmek istiyorum(!)

Herkes gibi biri olmanı yada hiçkimse olmanı istiyorum... Sesini duymak için gizli aramalardan vazgeçmek, ismini duyduğumda içimin titreyip, gözlerimin dolmasından kurtulmak istiyorum... Senin benim için herhangi biri olman ne kadar zor bir bilsen... Zaten kolay olan ne vardı ki benim için; Ve ben hep sevgim yüzünden cezalıydım... Hiç sonu olmayan bir yolda seninle yürümek, yeni çıkan filmleri birlikte izlemek, saatlerce sana senin gözlerine bakabilmek isterken ,sen sevgimle utanmamı sağladığın için galiba gerçekten "bi tane"ydin

İşte bu yüzden imkansızlığına hep inandım. Ben yalnız kalıp seni düşünmeyi deli gibi sever olduğumda, sen benim için herşeyim olduğunda ben sein için hiç yoktum... Bu yüzden yalnızlıklarım, ağlamalarım ,özlemlerim canını hiç acıtmadı. Benim tarafımdan sevilmek belki de hayatında önemseyeceğin en son şeydi...

Keşke kendi dünyamda bir zamalar seni sevdiğimden hiç bahsetmeseydim. Sen beni hiç sevmedin!

Ve ben şimdi senin hayatından Gidiyorum!

Ben kaybettim!

Sen kazandın!

18 Ağustos 2009 Salı

Diyebilseydim

Anladım diyemem ki! Suçluyum
Belki ben anlatamadım sana kendimi
Tutuştum, yandım da yokluğunda her gece
Yine gözyaşlarımla söndürdüm kalbimi
Her gün her dakika seni özlerdim
Bitmezdi kederim senin yanında bile
Susardım, gözlerime baktığın zaman
Mermer bir heykelin çaresizliğiyle
Oysa neler düşünürdüm sen yokken
Sana kavuşunca neler söylemek isterdim
Dakikalar bir ışık hızıyla geçerdi
Ayrılık başlayınca ben biterdim
En kötüsü beni koyup gitmendi
O öyle bir yalnızlıktı anlatılmaz
Hep yarım kalmış heyecanlar hazlar içinde
Biterdi bir kış, geçerdi bir yaz
Ve nice yıllar kovalardı birbirini
Gözlerimde gitgide büyürdü mesafeler
Bütün teselliler uzaklarda kalırdı
Bütün çiçekleriyle solardı bahçeler
Ne olurdu saadetlerin en büyüğü
İşte ellerimde al, diyebilseydim
Anlardın, ve hiç gitmezdin, değil mi
Bir gün duyduğum gibi kal diyebilseydim.

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

17 Ağustos 2009 Pazartesi

BELKİ BİRGÜN DUYARSIN DİYE

Bu nasıl sevgi böyle?
Bu nasıl tutku?
Bu nasıl özlem?
Ne zaman gözlerini görsem
Bir çoğalıyorum, bir eksiliyorum

Mutluyum varsın diye
Al uzattım ellerimi
Seni sarsın diye
Ceylanım! Belki bir gün duyarsın diye
Çıkmışım bir dağ başına sana türkü söylüyorum

Ne güzel ellerin var incecik
Ne güzel saçların var sapsarı
Anlasana o yalansız gözleri
O kirpikleri, o dudakları
Düşündükçe baştanbaşa özlem kesiliyorum

Al desem, sana ömrümü versem
Korkarsın, alamazsın ki
Dur desem, kaçarsın yine ceylanım
Gül desem, ağlarsın
Gel desem, gelmeyeceksin, biliyorum

Bu engeller bana göre değil oysa
Ben bu dağları aşarım
Geçerim bu denizleri, korkma
İşte düştüm yollara
Dur, bekle beni, geliyorum

Sevmek inancım, tutkum benim en eski
Dağıtsam dünyalara yeterdi bu sevgi
Düşünsene, anlasana ceylanım
Sen yoksan ne farkeder ki
Ha öyle ölmüşüm, ha böyle ölüyorum

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN